Böbrek Taşı Düşürmenin Belirtileri Nelerdir?

Böbrek taşı düşürürken birçok insan ciddi anlamda ağrı hisseder ve bu ağrıların şiddeti kişilerin metabolizmasına göre farklılık gösterebilmektedir.

Böbrekte Taşı Belirtileri

Böbrek taşı düşmesinde nerelerde ağrı hissedilir

Böbrek ağrısı genel bir sorun olmakla beraber kişiden kişiye göre değişebilecek etkileri bulunur. Böbrek taşı çok uzun bir müddet ağrı, sancı, sızı, belirti göstermeyebilir. Bilhassa önemsiz zannedilen sancılar böbrek taşının habercisi olabilmektedir. Eğer çok şiddetli ağrılar çekiyor iseniz ve en önemlisi de kumlu idrar yapıyor iseniz böbrek taşı olma ihtimaliniz oldukça yüksektir.

Böbrek taşının en belirgin belirtisi ise  böbrek koliği denilen sancı tipidir. Sancılar şiddetli olarak aniden başlar. Eğer taş idrar borusunda ise idrar borusu spazm olarak gerilmektedir. Bu gerilmeler şiddetli ağrıları beraberinde getirmektedir. Böbrek havuzunun böbrek taşı tarafından tıkanması, tıpkı idrar borusunda olduğu gibi şiddetli sancılara neden olur. Böbreklerde taş düşürme ağrıları ilk zamanlarda sık sık olmaz, aralıklar halinde olur.

Nasıl Düşürülür?

Böbreklerde taş dökme ya da böbrekten taş nasıl düşer gibi sorulara yanıtlar vereceğimiz bu yazının devamında böbrek taşı olmasının nedenlerinin ve böbrek taşının oluşum nedenleri nelerdir gibi sorulara da yanıtlar bulacaksınız. Zamanla ağrılar sıklaşmaya ve hastayı daha çok rahatsız etmeye başlamaktadır. Sancıların hissedildiği ilk yer böbreklerin bulunduğu bölge olan bel bölgesidir. Sancılar git gide bel bölgesinden aşağıya doğru makat bölgesinde hissedilmeye başlamaktadır. Zaten ağrı şiddetlendiği zaman bir problem olduğunun farkına varılır. Etki olarak sıkılma, bunalma, soğuk soğuk terleme, gerilme gibi şikâyetler baş göstermektedir. Böbrek taşı düşürmenin aslında zor bir süreç olduğu bilinir.

Eğer böbrek taşı düşürülme aşamasında ise, taşın dar olan siyek kanalından geçerken verdiği acı oldukça fazladır.

Taş düşürüldüğü zaman ise hasta hayata yeniden doğmuş gibi hissetmektedir. Sancı çekilirken idrardan bir miktar kan gelebilir ve idrarda azalma görülebilir. Eğer böbrek taşı, böbrek havuzuna tekrar döner ise çekilen acı hafifler.  Böbrek sancıları bazen 1 saat kadar sürebilmektedir. Böbrek taşı hareket ettiği sürece sancının şiddeti de artmaktadır. Böbrek taşı hastalığının tek iyi yanı belirtilerinde ve tetkiklerden çok kolay bir şekilde hastalığın tayin edilebilmesidir. Böbrek taşı belirtilerinden birisi idrarın kanlanmasıdır.

Bu belirti, oldukça mühim bir belirtidir. Tabi idrar kanlanması başka hastalıkların da belirtisi olabilir. Korkulmamasını ve doktora gidip tetkiklerin yaptırılmasında fayda vardır. Nadir de olsa böbrek taşı sancılarının testislere de vurduğu gözlemlenebilmektedir. Hasta kişi ağrı sırasında genellikle ayakta durmak istemektedir. Çünkü oturulduğunda ağrı daha da hissedilir. Eğer böbrek taşı üst idrar yolunu tıkar ise şu belirtiler gözlemlenebilir: kusma ve mide bulantıları, sırttan makat bölgesine kadar yayılan şiddetli ağrılar, idrarın renginin değişmesi ve idrardan kan gelmesi, soğuk terlemeler, sık sık idrara çıkma isteği, ağrılı ve sancılı idrar yapma, titreme, yüksek ateş, ürperti, kötü kokulu ve bulanık renkli idrar, ishal şeklinde sıralanabilir. Böbrek taşının tespiti için tıpta pek çok test yapılmaktadır. Bunlardan en sık kullanılan yöntem ise tam idrar tahlili yöntemidir.

Tam idrar tahlillerinde kanama

Hastanın göremediği yani (gözle görülemeyen) gizli kanamaya rastlanmış ise daha ileri tahliller hasta kişi için uygulanmaktadır. İncelemeler sonrasında idrar içerisinde gizli kan tespiti yapılabilmektedir. İlk yapılan radyolojik tespitler sonucunda da üriner sistem grafisi röntgen filmi kontrol edilmektedir. Radyolojik film oldukça basit olmak ile beraber hastalara pek çok bilgiler vermektedir.

Böbrek ultrasonu çektirmek oldukça önemli bir tetkik olarak göze çarpmaktadır. Böbrek ultrasonu, hastalara böbrek taşının olup olmadığı sorusunun ötesinde bilgiler sunmaktadır. Böbrek taşının ebatını, bulunduğu bölgeyi ve böbreğe verdiği zararı hastalara gösterebilmektedir. Ultrasonun tek yetersiz kaldığı kısım ise üreter taşları görebilmekte olan kusurdur. Üreter taşlar da böbreğin ve idrar kesesinin tam arasında olan taşlardır.  Bunun için ultrason yetersiz kalabilmektedir. Eski zamanlarda üreter taşları için böbrek filmi çekilmekteydi. Fakat son yıllarda geliştirilen bilgisayar destekli sistemler neticesinde tomografi ile üreter taşları da kolaylıkla tespit edilebilmektedir. Böbrek taşının yeri tam olarak belirlenmez ise ve böbreğe verdiği zarar bilinmez ise çok büyük sıkıntıların hastaları beklediği bilinmektedir.

Bu tetkikler oldukça önem arz etmektedir. Aynı zamanda böbrek taşları için sintigrafi denilen bir yöntem daha vardır. Bu yöntem böbreğin çalışmasını kontrol eder. Yöntemin gerektiği durumlarda yaptırılması önerilmektedir. Genel olarak bu yöntemler böbrek hastalığının belirlenmesi hususunda yeterli gelmektedir.

Böbrek taşları aslında sürekli sabit kalmazlar. Bazen idrar yollarına da gidebilmektedirler. Bu durum en istenmeyen durumlardan birisidir. İdrardan kan gelebilir. Taşın hareket etmesi doku ve hücreler zarar verip, özellikle köşeli taşlar çok büyük hasarlara sebep olabilmektedir. Ortaya çıkan hasarın sonucunda da kan idrar ile atılmaktadır. Bol bol sıvı tüketilmesi bu aşamada hastaları bir nebze olsun rahatlatacaktır. Böbrek taşının tedavisi ilaçlar ile yapılabilmektedir. Fakat bu yöntem pek tavsiye edilen bir yöntem değildir. Bitkisel tedavi yöntemlerinin denenmesinde fayda vardır. Çünkü böbrek taşlarından ilaçla da hemen kurtuluş sağlamayabilir. Taşların ebatları ile de alakalı olarak nasıl bir tedavi sürecinden geçileceğine karar verilmektedir.

Bazı bitkilerin böbrekleri çalıştırdığından dolayı böbrek taşlarının düşürülmesinde etkili olduğu söylenmektedir. Ancak bu durum 4 mm’nin altındaki taşlar için geçerli bir durumdur. Böbrek taşı hastalığına sahip olan kişi, doktora danışmadan kendi kendine bir tedaviye başlamamalıdır. Çünkü her bitkinin hemen herkese faydalı olacağı da düşünülmemelidir. Bilakis bazı durumlarda yan etkiler ile birlikte zararı dahi dokunabilmektedir. Mesela sıvı tüketmek adına limonata alınabilir. Ortaya konulan araştırmalarda limon suyunun bazı böbrek taşların oluşumunu engellediği tespit edilmiştir. Limonatadaki sitrat maddesi böbrek taşına karşı etkili olabilmektedir. Bu sebeple de sıvı gereksiniminin bir bölümü limonata şeklinde alınabilmektedir. Bu alanda hem tedavi hem de tanı yöntemlerinde yenilikler sürmeye devam etmektedir. Bu konudaki en büyük katkı da tıbbi mühendislik gelişmelerinin tıbbi uygulamalara olan güvenidir.

Aniden olan, şiddetli ve kramp şeklinde sancı böbrek taşının en belirgin özelliğidir. Bölge olarak da taşın olduğu tarafta, sırtta ve yahut da karın bölgesinde meydana gelmektedir. Daha sonrasında bu sancılar kasık bölgesine doğru gitmeye başlamaktadır. Sancılar sırasında bulantı ya da kusma olayları gözlemlenebilmektedir. Bu ağrının nedeni, taşın düşmesi sırasında idrar yollarını tahriş etmesi ya da tıkamasından dolayıdır. Bu tahriş olması sonucu kanamalar olabileceğinden dolayı, idrar kan izlerine de rastlanabilmektedir.

Eğer taş küçük ise zaten kolaylık ile düşecektir. Şayet taş mesaneye çok yaklaşmış ise sık sık idrara çıkma isteği ve idrar yaparken yanma hissi duyulması kaçınılmaz bir durumdur. Bu belirtiler ile beraber ateş de varsa, bu da enfeksiyon belirtisi olmaktadır. Bu durumda acilen bir doktora görünülmesi hasta için yerinde olacaktır. böbrek taşı erkeklerde kadınlardan ziyade 3 kat daha fazla görülmektedir. Bunun sebebi erkeklerdeki idrarda bulunan androjen hormonu ve taş yapımını engelleyen sidratı azaltmasıdır.

Genel olarak görülme yaşı 20 ile 40 arasında değişmektedir. Genetik olarak aile fertlerinden birinde taş bulunan bir kimse var ise bu kişide taş oluşma olasılığı diğerlerine göre daha fazladır. Buna bağlı olarak taş gelişen hastada, tekrardan yeni böbrek taşı oranı daha fazla olmaktadır. Bunun yanı sıra çeşitli rahatsızlıklarda böbrek taşının oluşmasını tetikleyebilmektedir. Mesela idrar yolları enfeksiyonları, hiperparatiroidizm, kistik böbrek hastalığı gibi durumlarda böbrek taşı oluşması kolaylaşır. Böbrek taşının oluşumundaki en büyük etmen sudur. Su kaybı çok önemli bir rol oynamaktadır.

 

 



1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (8 oy, ortalama: 3,88en yüksek 5)
Loading...
Konu ile ilgili yorumlarınız