Böbreklerde Kum Dökme Tedavisi Yöntemleri Nasıl Uygulanır?

Böbrek kumu tedavisinde kullanılacak yöntemler arasında yer alan bitkisel ve bilimsel tedavi yöntemleri hakkında bilinmesi gereken detaylar ve iyileşme süreci.

Kum Dökme Bitkisel Tedavi Yöntemleri

Böbrek kumu nasıl giderilir?

Birçok hastalığın tedavisi amacıyla tercih edilen bitkisel ürünler arasında yer alan ebegümeci  böbrek kumu dökmek amacıyla tercih edilen bitkiler arasında yer almaktadır. Ebegümeci olarak adlandırılan bitkinin yaprağı önce haşlanır.

Enginar yaprağının tek olarak tüketilmesi insanların damak tadına pek uygun gedlmediği için tadının güzelleştirilebilmesi adına balla karıştırılması doğru bir adım olacğaı gibi tedavi aşamasında herhangi bir olumsuzluk doğurmayacaktır.

Böğürtlen ve enginar ile hazırlanan çayların da tüketilmesi böbrek kumu dökmek için tercih edilen bitkisel tedavi yöntemleri arasında yer almaktadır.

Böbreklerde kum dökmek için çörek otuyla bal karışımı tercih edilebilir.

Çörek otunun tadı normalda ağız tadına pek uygun olmaması nedeniyle kolay tüketim sağlayabilmek için balla karıştırılması yapılmaktadır.

Turp suyu ve kuru armut suyunun günde bir bardak tüketilmesi böbrek kumu ve böbrek taşı dökmek için tercih edilebilecek bitkisel tedavi yöntemleri arasında yer almaktadır.

Kereviz, böğürtlen çayı ve gül çayı içilmesi de böbreklerde çeşitli nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan kumların dökülmesi için tercih edilen bitkisel tedavi yöntemleri arasında yer almaktadır.

Bol sıvı alınması ve sıvı olarak özellikle maden suyu tercih edilmesi kumların dökülmesi açısından son derece önemlidir.

Kum Dökme İlaçla Tedavi Yöntemleri

Böbreklerde çeşitli nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan kumların dökülmesi için bitkisel yöntemlerin haricinde ilaçla tedavi yöntemleri de olmaktadır. İlaçla tedavi yöntemlerinde böbreğin önemli bir organ olması ve çekilen ağrıların şiddetinin çok kısa sürede doğru bir şekilde azaltılması veya giderilmesi için mutlaka uzman kontrolünde hareket edilmelidir. Kişinin böbreklerde oluşan kumların dökülmesi için kendi başına hareket ederek kendisi ilaçlı tedaviye başlaması durumunda süreç daha zor geçebilmektedir. En azından ağrıların çok kısa sürede azaltılması ve kişinin günlük aktivitelerine devam edebilmesi için mutlaka uzman kontrolü şarttır.

Böbreklerde taş dökümü veya kum dökümünün tedavisi için ilaç tercih edilmesi durumunda taşın boyutu önem arz etmektedir. 5 mm’ye kadar olan taşların böbreklerden atılması için öncelikle yaşanan ağrıların ortadan kalkması adına ağrı kesiciler kullanımakta, vücuda bol sıvı alınması sağlanmakta ve antispazmodik ilaçların kullanılması uzmanlar tarafından tercih edilmektedir. Bahsettiğimiz uygulamarın uzman denetiminde gerçekleştirilmesi halinde taşlar küçük olmasının da etkisiyle kendiliğinden düşebilmektedir.

5 mm’den büyük olan böbrek kumlarının ve taşlarının dökülmesi için ise vücut dışından verilecek olan şok dalgaları ile taş kırma veya kum dökme uygulamasıyla gerçekleştirilmektedir. Bu yönteme ESWL adı verilmekte olup parçalanan taşların idrar yoluyla vücuttan dışarı atılması hedeflenmekte ve sağlanmaktadır.

2 cm’den büyük olan böbrek kumlarının dökülmesi için ise endoskopik bir ameliyat olan PNL yöntemi tercih edilmektedir. Genel anestezi yapılarak gerçekleştirilen cerrahi müdahalede bel bölgesinden bir kesi yapılır ve buradan girilerek taşların, kumların kırılarak veya bütün halinde çıkarılması sağlanır.

Tedavi Süreci

Kişide bıçak saplanır cinsten ağrıların aniden ortaya çıkması ve bahsettiğimiz ağrıların kasığa vurması durumu gerçekleşiyorsa, bunun haricinde idrarı yaparken normalde yaşamadığı bir ağrı yaşıyor ve idrarını tam olarak bitirmiş olmasına rağmen hala idrarının olduğu düşünvesi hakimse ağrılı veya ağrısız fark etmeksizin idrarda kan görülmesi durumunda, ailede herhangi birisinde böbrek taşı veya kumu düşürme durumu daha öncesinde yaşandıysa mutlaka böbreklerde taş düşürme veya böbreklerde kum düşürme durumu akla gelmeli ve teşhis, tedavi sürecinin başlaması için gerekli kurumlara başvurulmalıdır. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta bu belirtilerin olmaması durumunda da böbreklerde kum dökme durumunun gerçekleşebileceğidir. 

Böbreklerde kum dökme süreci kişinin yaşayabileceği ağrılar nedeniyle çok kolay bir süreç değildir. Sürekli olarak idrara çıkma isteğinin yanında, kişinin böbreklerdeki kumun detaylarına göre ağrı yaşıyor olması günlük yerine getirmesi gereken fonsiyonlarda zorlanmasına dahi neden olabileceği için zor bir süreçtir. Kumun dökülmesini kolaylaştırmak amacıyla vücuda sürekli olarak ihtiyaç hissedilmese dahi sıvı alınması gerekmektedir. Böbreklerde kum ve taş oluşumunun genetik faktörlerle de alakalı olduğu unutulmamalıdır. Yani kişinin ailesinde herhangi bir bireyde böbrek taşı veya böbrek kumu oluşumunun olması durumunda diğer bireylere oranla bu durumu yaşama olasılığı daha fazla olacaktır. Çeşitli hastalıklar da böbrek taşı ve böbrek kumu oluşumunu kolaylaştırmaktadır.

Bu hastalıklar arasında kistik böbrek hastalıklarını, idrar yolları enfeksiyonlarını ve paratiroid bezlerinin fazla çalışması durumlarını sıralayabiliriz.

Böbreklerde kum dökme süreci ve tedavi süreci kişiden kişiye göre farklılıklar göstermektedir. Üroloji uzmanlarını ilgilendiren bu konuda kişinin üreter yapısının farklılıkları ve taşın, kumun yapısına göre, kişinin ağrıya olan dayanıklılığına göre süreç değişebilmektedir. Kısacası böbreklerde kum dökme tedavi sürecinde hastanın ağrı eşiğinin önemi büyüktür. Bazı böbrek taşları, böbrek kumları hastalar farkında dahi olmadan düşebilirken bazen çok zorlu bir süreç yaşanmasına neden olabilmektedirler.

Kişi tek ağrıda bu tedavi sürecini atlabileceği gibi bazen 15 – 20 defa ağrı çekme durumu dahi yaşanabilmektedir.

Taşın düşürülmesi süreci kişinin cinsiyetine göre de değişiklik göstermektedir. Küçük taşların düşme sürecini zaman olarak örneklendirmemiz gerekirse 1 – 2 gün aralığında bu sürecin aşılabileceğini söyleyebiliriz. Büyük taşların düşürülmesi ise cerrahi müdahale gerektirebileceğinden süreç haliyle uzayacaktır.

Çocuklarda da görülebilen böbrek taşı, böbrek kumu durumunda en kolay tedavi sürecinin çocuklarda gerçekleşeceğini söylemek yanlış olmayacaktır. Bu durum çocukların ağrı eşiğinin yetişkin bireylere göre daha yüksek olmasından kaynaklanmaktadır. Erkekler ve kadınlar arasında tedavi süreci bakımından değerlendirme yaptığımızda ise kadınların erkeklere oranla süreci daha kolay atlattığını söyleyebiliriz.



1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (2 oy, ortalama: 3,50en yüksek 5)
Loading...
Konu ile ilgili yorumlarınız