Kronik Sistit Tedavisi Nasıl Yapılır? Rahatsızlık Kalıcı mıdır?

Günümüzde idrara çıkamama sorunu yaşamınızı ciddi anlamda etkileyebilmektedir. Kronik Sistit hastalığının da tedavisi yapılabilir ve kalıcı çözümler sağlanır.

Kronik Sistit Tedavisi Nedir?

Kronik sistit

Günümüzde uygulanan yeni tedavi yöntemleri ile beraber açık cerrahi işleme gerek kalmadan tüm bu sıkıntılardan kısa sürede kurtulabilmek kolay olduğu gibi idrara çıkamam sorununa da birçok tedavi yöntemi getirilmişti.

Kronik sistitler, basit idrar yolu enfeksiyonu olarak da ifade edilen akut sistitlerden çok daha farklıdır. Tekrarlayan ve 3 aydan fazla süre ile devam eden sistitleri kronik olarak kabul etmek gerekmektedir.

Her sistit olgusunda illa ki mikrop olması şart değildir. İdrarda mikrop olmadan da mesane dokusunda gelişebilen sistitler asıl kronik sistitleri oluşturmaktadırlar. Her yaştaki erkek ve yahut da kadınlarda bu ağrılı kronik sistit görülebilmektedir. Erkeklerde bu tablo her zaman “kronik prostatit” olarak da adlandırılır ve büyük sıkıntılar ile tarif edilir.

Bayanlarda ise basit bir sistit şeklinde kendini gösterir iken, kronikleşmiş yanma ve ağrılılar ile idrar durumunu, idrar yapma ve sık idrara çıkma belirtileri ile kişi yıllarını geçirebilmektedir.

Kronik Sistit Tedavisi Nasıl Uygulanır?

Önceden sadece gündüzleri başlayan sık idrara çıkma, adım adım ilerleyip geceleri de idrara gitme ile kendisini göstermektedir. Başlarda idrarını bir süre de olsun tutabilir iken, zaman içerisinde idrarını tutmakta güçlük çekmek ve aniden bastıran idrar hissi ile hemen idrarını boşaltma isteği kendisini göstermektedir.

Bireyler son aşamalarda artık idrarını hisseder hissetmez hemen idrara gitme hissi, tuvalete giderken idrarını tutamama ve kaçırmalar ile büyük sıkıntılar çekmeye başlarlar. Tedavi sürecindeki ilk basamağı, içtiği meşrubatların bilgisinden başlanıp, geçirdiği gebeliklerin hikayelerinin sorgulanmasıdır. “İdrara çıkma günlüğü” ile fonksiyonel biçimde bir değerlendirme yapılmalıdır. Muhakkak kronik sistit altında yatan bir bakterinin olup olmadığı değerlendirilmelidir. İdrarda kanama, iltihap hücresi oluşumu ve ailedeki sağlık profiline göre idrarda verem mikrobu olup olmadığı araştırılmalıdır.

Daha sonrasında narkoz altında mesane endoskopisi, ürodinamik testler, “Potasyum” ve “Buz” uygulamaları, mesaneden biyopsi tedavisi ile patolojik değerlendirmenin yanında; laparoskopik olarak leğen kemiği içindeki tüm organlar ile beraber kuyruk sokumundan çıkan sinir köklerinin ve pudendal sinirin değerlendirme süreci gerçekleştirilmektedir.

Son olarak da değerlendirme sonuçlarına bağlı kalınarak hastaya uygun tedavi seçenekleri sunulmaktadır. Gerçek kronik sistit rahatsızlığında mesanede bulunan iltihabi durumun kaynağı tedavi edilmektedir. Bu bir yabancı cisim olabileceği gibi, mesanenin duvarının idrarın kimyasal yapısına karşı oluşturduğu iltihabi reaksiyon ya da alerjik iltihaplanmalar bile olabilmektedir. Bu uygulamaların yanında da bitkisel tedavilerin uygulanması daha sağlıklı olur.

Bu tip durumlarda yabancı cismin çıkartılması, mesane iç yüzeyinin idrara karşı korunmasına yönelik ilaçlar ya da alerjiye karşı tedaviler şeklinde gerçekleştirilmektedir.

İdrar yolu yanmalarını, ağrılı idrar hissedilmesi, leğen kemiği bölgesinde ağrıyla başlayan ve geçmeyen sıkıntılar basit bir sistit gibi uzun süre antibiyotik ve yahut da farklı ilaçlar ile tedavi edilebilir. Bilhassa bu sorunlar farklı sebeplere bağlı da olabilir. Uzun yıllarca “sistit” adı verilen tedaviler almış fakat aslında kronik pelvik (leğen kemiği bölgesinin tıbbi adıdır) ağrı sendromu ile karşı karşıya olan bay ve bayan hastalar olabilmektedir. Bu yüzden kemik iliği fonksiyonlarında kayıp olan hastalar bile olabilmektedir. Bu durum zaman içerisinde başta sadece sık idrara çıkma hissi yerini tamamen ağrılı idrar hislerine bırakabilir. İdrar yaparken veya yaptıktan sonra kasıklarda, göbek altı bölgesinde ve yahut da bacak arası bölgesinde şiddetli elektrik çarpması, bıçak saplanır tarzda ağrılar ile yaşam içinden çıkılmaz bir duruma da dönebilmektedir.

Sinirlerin bir bölümünün bağ dokuları veya kasların arasında sıkışıp kalmasına bağlı olarak gelişen ağrı durumunda LANN (Laparoskopik Nöral Navigasyon) prosedürü uygulanmaktadır. Sorunun hangi sinir kökü veya sinirlerden kaynaklandığını ortaya çıkarmak için laparoskopik veya “da Vinci robotik nöral navigasyon” yapılmaktadır. Bu işlem sonrasında ise sorunlu sinirlerin çevredeki baskıdan kurtulması ile beraber ağrı ve diğer problemlerde tam bir iyileşme sağlanabilir.

Leğen kemiği ve kuyruk sokumu kemiğinin iç kısmında, kas ve bağların arasında bu derin alanlardaki sinirlere ulaşmak laparoskopi dışında ihtimal bile değildir. Laparoskopik veya “da Vinci robotik teknoloji” ile görüntünün 10-20 kat büyütülüp, incelendiği 1 ya da 2 santimetrelik kısımlarda bu işlemi açık cerrahi ile yapabilmek söz konusu değildir.


1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (1 oy, ortalama: 5,00en yüksek 5)
Loading...

Konu ile ilgili yorumlarınız